July 23, 2008

Evrimi Anlamak Web Sitesi yayında

Filed under: Bilim, Moleküler Biyoloji ve Genetik, Projeler, Türkçe — Armish @ 1:31 pm

www.evrimianlamak.org

Evrimi anlamak

Geçen 150 yılda yaşanan bilimsel gelişmeler gösteriyor ki, evrim kuramı olmaksızın, yaşamın tarihini ve bugününü anlamak olanaksız. Bugün, dünyanın dört bir tarafında, bilim insanları, evrim kuramını daha da geliştiren çalışmalar yapıyor. Fosil araştırmaları, genetik incelemeler, laboratuvar deneyleri… Tüm bunlar, canlılığın milyonlarca yıllık serüveninin eksiksiz anlaşılması için yeni bulgular, bu bulgular ışığında ortaya atılmış yeni hipotezler ve yeni hipotezlerin doğrulanması yoluyla, daha da gelişkin bir evrim kuramı anlamına geliyor. Bugün, bilim insanları evrim kuramının doğruluğu ya da yanlışlığı üzerine tartışmıyor. Bilim insanları artık, evrimin, canlı hayatını nereye taşıyacağı sorusuna cevap bulmaya çalışıyor. Tıptan tarıma, insanlığın dertlerine çare olan pek çok yeniliğin arkasında, canlıların zaman içinde nasıl değiştiği günümüzdeki hallerine geldikleri ve bu değişimin nasıl hala sürdüğünün bilgisi, yani evrim kuramı bulunmaktadır. Tüm bunlar gösteriyor ki, evrimin, hayatımızdaki yeri gün geçtikçe daha da genişliyor.

Ancak özellikle son yirmi yıldır Türkiye’de evrim kuramı, siyasi iktidarların eğitim alanındaki politikalarının bir sonucu olarak ilk ve orta öğrenimde biyoloji derslerinin en zayıf işlenen konusu haline gelmiştir. Bu durum, hem yaşam bilimleri alanındaki araştırmaların, hem de genel olarak halkın bilimsel gelişmelere aşinalığının artması açısından ciddi bir engeldir. Bu açığın giderilmesi ve Türkiye’de evrim eğitimi konusunda temel bir bilgi kaynağının oluşması amacıyla 2006 yılı sonlarına doğru Evrim Çalışkanları grubu oluşturuldu. İlk adım olarak, Kaliforniya Üniversitesi Antropoloji Bölümü tarafından hazırlanan “Evrimi Anlamak” isimli web sitesinin Türkçe’ye kazandırılması için bir çalışma başlatıldı. Çalışmaya, çok kısa bir süre içinde Türkiye’den ve dünyanın çeşitli ülkelerinden çok sayıda araştırmacı dahil oldu. Uzun süren bir çalışmanın ardından, asıl adı “Understanding Evolution” olan web sitesi, “Evrimi Anlamak” adıyla Türkçe yayınlanabilir hale geldi.
21 Temmuz tarihinden itibaren Evrimi Anlamak web sitesinin ilk bölümü olan “Evrime Giriş” bölümü erişime açılıyor. Çok yakın bir zamanda da sitenin geri kalan tüm bölümleri erişilebilir hale gelecek.

Bu çalışmanın Türkiye’nin bilimsel gelişimine ve aydınlanma yolundaki ilerleyişine mütevazi bir katkı yapmasını ümit ediyoruz. Geleceğimizin, dogmalardan arınmış, daha aydınlık düşünen beyinlerle inşa edileceğini, bu konuda yalnız olmadığımızı biliyoruz.

Web sitesinin daha çok insanla buluşması sitenin daha yaygın duyurusu ile mümkün olacaktır. Bilimsel düşünceden yana olan her bireyi, Evrimi Anlamak sitesinin tanıtımına katkı yapmaya çağırıyoruz.

Evrim Çalışkanları
21 Temmuz 2008

May 9, 2008

Fold.it!: İnsanlık namına protein katlayın


Eğer Fold@Home, Rosetta@Home, vb. uygulamaları kullanarak protein katlama hesaplamalarına yardımcı oluyorsanız, bilgisayarınızın oldukça sıkıcı bir şekilde, ekrandaki proteini bir o şekilde bir bu şekilde katladığını da bolca görüyorsunuzdur. Peki, bu iç bunaltıcı denemelere elle müdahele etmek ister miydiniz?

Bugün itibari ile davetiyesiz kayıt almaya başlayan Fold.it projesine katılarak, artık siz de boş zamanlarınızda (ya da dolu zamanlarınızda), eğlenceli bir arayüzden protein katlama problemine katkıda bulunabilirsiniz. Kim bilir, belki de bu oyundaki başarınız ile gelecek Nobel ödülüne siz aday gösterilirsiniz?

Ekran görüntüsü

Yakın bir zamanda, sabah uyandığımda rafımda bir kavanoz ve yunusları da buradan göç etmiş bulursam hiç şaşırmayacağım.

Kişisel not: Ekranın sol üstünde de görebileceğiniz mükemmel insan Dr. David Baker‘ın, bol uğraştırmalı bir dersin haftalık projesi olarak, oyunu test etmemizi istediğini söylesem bana inanmazlık etmessiniz herhalde?

Dipnot: Ne yazık ki hala Linux sürümü yayınlanmadı.

August 23, 2007

Bio Pipeline Contest: Dalga geçiyorsun değil mi?


Çevrimiçi bir meydan okuma kendisi ama beni pek sevmediler anlaşılan.

Bildiklerini Okuyanlar…

Ya sabır, ya sabır…

August 21, 2007

Lab’da çalışmak dediğin


Bir buçuk aylığına başladığım zorunlu olmayan -yersen- yaz stajımın ortalarına doğru gelmekteyim. Yeni bir ortam, yeni bir ülke derken zaman geçip gidiyor. Bununla beraber sabah 9 akşam 9 bana verilmiş projenin tamamlanmasıyla uğraşıyorum. Akşam eve gelip, biraların tadına bakmamla kendimi yatakta ve ertesinde gözümü açtığımda ise kendimi yeni bir günde buluyorum.

İster modern biyoloji, ister moleküler biyoloji, ister genetik, ister genetik mühendisliği deyin çok garip bir olgu - evet, sizin mesleğinizin de oldukça garip olduğunu kabul etmek gerek.

[more...]

July 7, 2007

Sürüm 0.1.2


İlk olarak, blog’uma birçok yeni kategori açtım. Artık gezegene sadece gezegenle ilgili şeyler yazmam gerekliydi. Üşengeçlikten hepimiz müzdaripiz ama sonunda gerekli iki/üç ayarı yaptım. Artık “Karalamalar” değil, “Expressed Exons”lar olacak ad. Özenti isimden anlayabileceğiniz gibi Moleküler Biyoloji ve Genetik (mümkünse biyoenformatik) konusunda da bir şeyleri düzenli olarak yazmaya karar verdim.

[more...]

August 10, 2006

Sanal Klavyelere Son Kampanyası

Filed under: Gereksiz, Projeler — Armish @ 11:32 am

Bir tek ben mi sorunluyum bilmiyorum ama bu internet bankalacılıklarında sanal klavye dayatmasına gıcık oluyorum. İyi, güzel; “kötü niyetli kullanıcılar“ın işini zorlaştırıyorsunuz da, olmuyor öyle işte. Şans tanı bari kullanıcıya:

~ Kardeşim bak böyle güzel bir olayımız var ama, kendine güveniyorsan elle de yazabilirsin

de, ne biliyim bir şey de. İş Bankasında öyle mesela, elle de girebiliyorsun (Firefox’tan dolayı mıdır bilmiyorum :) ). İnternet bankacılığı ile sürekli işim olmuyor gerçi ama başkasanal klavye bankalarda sanal klavye çıkınca hevesim kaçıyor. Bir de şöyle birşey var tabii, yani dizüstünün faresini her zaman yanımda taşıyamıyorum sonuçta. O yüzden de bilmem kaç karakterlik parolamı/şifremi yavaş yavaş göstere göstere girmek zorunda kalıyorum. Yani arkamda biri izlese beni, o yavaşlıkla çok rahat görür parolamı. Ama parolamı elle girdiğimde, genel alışkanlıktan, hızlı girebiliyorum. İzlemesi de zor oluyordur tahminimce. Ama en azından, ekranı izlemekten daha zor olduğunu söyleyebilrim.

Neyse, aynen bu fikirlerimi fi zamanında Teleweb yetkililerine yazmıştım da, pek sallayan olmadı. O zamanlar GreaseMonkey‘le ve JavaScript’le yeni karşılaştığımdan bir türlü becerememiştim o sanal klavyeyi kapatmayı. Gün geldi, bugun yine faresiz parola girmek zorunda kaldım ve bu sefer uğraşlarım sonuç verdi:

YKB Sanal Klavye Önler

Bu GreaseMonkey betiği sayesinde sanal klavye gösterilmeden, elle girebiliyorsunuz Teleweb‘de parolanızı. Uyduruk bir yöntem ama işlev görüyor en azından.
Ve evet, bu sıralar JavaScript’i bolca kullanıp/öğrenmek zorunda kaldığım bir şeyler yapmam gerektiğinden GreaseMonkey‘le aram oldukça düzeldi. Çok hoş bir şey sonuçta. Beğenmediğini/arayıp bulamadığını insanlara yalvarmadan kendin yap, elinden geldiğince. Oh ne rahat. Sağolsunlar.

Bu arada kampanya manpanya demişken, destekliyoruz : İtham ediyoruz!

Saygılar efenim

May 19, 2006

hop hop

Filed under: Hayat, Projeler — Armish @ 10:08 pm

Okul iyi yoğunlaştı. Her hafta bir sinavım var 10 Haziran’a kadar. O günlerde de yurttan şutlanacağım zaten. Neyse artık, azıcık daha sıkarsam dişimi güzel şeyler olacak sonunda. Bir sorun olmazsa yazın lab’da çalışmaya başlıyorum. Biyoenformatik çalışmaları dayavaştan başladı. Stajeri olarak çalışacağım asistanın isteği üzerine Perl öğrenmeye başladım. Bu gidişle herşeyden yarım yamalak bilen bir kişi olarak terk edeceğim dünyayı. Bunun yanında not ortalaması da pek fazla düşmezse bu dönemin sonunda, matematik bölümünün derslerini almaya başlıyorum gelecek dönem. Bu karar yüzünden arkadaşlarım, ailem “manyak bu” diyerek dışlamaya başladılar beni. Ama yapabileceğim birşey yok, maymun iştahıma hep yeniliyorum. Dur bakalım ne olacak…

Şenlik fotoğraflarının hepsi çok güzeldi. Bir yandan ders çalışırken, bir yandan da iç çekerek baktım hepsine tek tek. “Ne yapalım başka zamanlara” diyerek avuttum bir de kendimi :)

Bugün denk geldi şöyle birşey yapmış bulundum:

Vi’yi, yakuake ve deviantart’ı çok seviyorum. Onlar olmazsa, bilgisayar başında oturmak gerçekten anlamsız olurdu sanırım; hem sonra kime artistik çekecektik :)

April 25, 2006

‘Code Monkey’ like you lots

Filed under: Hayat, Kitap, Projeler — Armish @ 12:48 pm

Dün slashdot‘ta görmüştüm, indirmiştim; unutmuşum. Az önce dinledim ki eğlenceli ve hoş bir şarkı müzik olmuş. Az önce de gördüm ki Jonathan Coulton‘un Code Monkey’si wikilenmiş. Bir de güzel çizim eklemişler ki, şu günlerdeki duygu ve düşüncelerimi yeterince açıklıyor bu eğlencelik şeyler.

The Jargon File defines a code monkey as:

    1. A person only capable of grinding out code, but unable to perform the
higher-primate tasks of software architecture, analysis, and design. Mildly
insulting. Often applied to the most junior people on a programming team.
    2. Anyone who writes code for a living; a programmer.
    3. A self-deprecating way of denying responsibility for a management decision,
 or of complaining about having to live with such decisions. As in “Don't ask me
 why we need to write a compiler in COBOL, I'm just a code monkey."

Kaynak: Wikipedia
 

Bununla beraber yaklaşık 1 aydır didindiğim şirkete özel, kendi LAMP’im uzerinde geliştirdiğim bir müşteri yönetim programını, bitmesi vesilesi ise şirketin kiraladığı Windows sunucuna taşıdık. Taşıdık ama bazı kısımları çalışmamaya başladı. Allahım, insanlar sunum beklerken çirkin kodlarımı ayıklamak hiç de hoş değildi doğrusu. Özellikle kullanıcı ekleme kısmındaki sorun, tüm güzelliği bozdu, niye? Çünkü, demo yapabilmek için PhpMyAdmin’den elle kullanıcı girmek zorunda kaldım. Neyse, geçti gitti; ben 1 saat kodlarla uğraştım durdum. Orasını mıncıkladım burasını mıncıkladım, iih iih. En son, favori php debugger’im

die( var_dump( $_SESSION ) )

ikilisi ile durduk yerde değişen SESSION bilgilerini “dd” “p” yardımı ile satır satır taramaya başladım. Sonra şunu farkettim ki, Linux&Apache ikilisinde var_dump($_SESSION) şuna benzer bir çıktı verirken:

array(8) {
  ["hata"]=>
  string(0) “”
  ["mtno"]=>
  string(1) “1″
  ["sNo"]=>
  string(1) “1″
  ["yetki"]=>
  string(1) “4″
  ["ad"]=>
  string(11) “Arman Aksoy”
  ["kullanici"]=>
  string(6) “armish”
}

Sevgili Windows sunucumuzda şöyle bir çıktı alıyoruz:

array(8) {
  ["hata"]=>
  &string(0) “”
  ["mtno"]=>
  &string(1) “1″
  ["sNo"]=>
  &NULL
  ["yetki"]=>
  &string(1) “4″
  ["ad"]=>
  &string(11) “Arman Aksoy”
  ["kullanici"]=>
  &string(6) “armish”
}

Ne zaman referansladim ki bu $_SESSION şeysini derken farkettim ki Windows sunucumuzdaki $_SESSION["yetki"], aslinda $yetki ‘nin referansı olarak değerlendiriliyormuş (yanlış söylemediysem elbette). Bir de sen gel $yetki değişkini programda değiştir, sonra didin dur $_SESSION["yetki"] neden değişir durduk yerde diye. Niye böyle birşey var hiç bilmiyorum,merak da etmiyorum açıkçası. Ne de olsa, ne Windows sunucu ayarlarından anlıyorum ne de birşeyinden. Ama şu üstteki olay pek hoş bir deneyim değildi benim için, açıkçası.

Haftada yaklaşık 6 saatimi harcadığım otobus boşluklarında, müzk&kitap ikilisi denemelerim hala sürmekte. Geçenlerde, hafif ve eğlenceli olsun diye aldığım “Alice’s Adventures in Wonderland” adlı Lewis Caroll kitabı beni yedi bitirdi. Ne ingilizcesinden birşey anlayabildim, ne de hikayesinin neden, nereye, nasıl bağlantılı olduğundan. Kitap bitti, geldim kitapla ilgili notları falan okudum internetten ki, gerçekten aklımda kaldığı gibi bir çocuk kitabı değilmiş bu güzide eser. Ayrıca içindeki çizimleri çok çok güzel bulduğumu da belirtmeliyim*. En yakın zamanda, bir elimde sözlük önümde internet, kitabın herşeyini baştan aşağı yeniden okumayı düşünüyorum. Ki daha, “Through the Looking Glass” duruyor raflarda…

Cumartesi 1 hafta tatil var, yippooiiooiiooii !?!

March 3, 2006

YAllah TAnzik TUrbo

Filed under: Gereksiz, Hayat, Projeler — Armish @ 1:30 am

Hazır bugünlerde gaz moddayken; part time bir iş buldum ve birkaç gönüllü web sitesi oluşumuna dahil oldum. Bu oluşumlar bahanesi ile ne zamandır aklımda olan, oradan buradan esinlenerek fikir aşamasına kadar gelmiş olan projeye de başlarım belki. Okul, iş, gönüllülük, kitap, sosyal hayat derken bakalım uyku nereye sıkışacak. Neyse günde bir bira acıyı hafifletir herhalde.

Bu arada sağolsun Gökmen‘in sağladığı dökümanla Python’a başlayıverdim. Evet, maymun iştahlı bir insanım…

June 25, 2005

Thank you for your application

Filed under: Linux, Projeler — Armish @ 8:49 pm

Dear Arman Aksoy,

Thank you for taking the time to apply for Google's Summer of Code
program.  We received a lot of interesting applications, but we are
only able to fund a limited number.  Unfortunately, yours was not one
of the finalists.

Please keep up the good work, and we hope to connect with you in the future!

Best regards,
The Summer of Code team

İşte bir Google SoC red e-postası böyleymiş. Belliydi zaten. Neyse önemli olan katılmaktı. Yarışmacı arkadaşlara başarılar.

Tey teeyy.. $4500 … :’(

Next Page »
Proudly powered by wordpress - Theme by neuro
Edited by me