September 20, 2006

There are two things a guy should be able to do

Filed under: Film, Gereksiz, Hayat, Linux — Armish @ 12:17 am

1. Uluslararası İstanbul BienaliKronolojik sıraya izlersek, okulların açılmasından önceki bu rahat dönemde ilk olarak İFSAK 1. Uluslararası İstanbul Fotoğraf Bienali‘nin bir kısmını gezmiş bulundum. Arkadaşlarımın ve benim favorim Taksim Sanat Galerisi oldu. Odakule ‘deki sergi ise bizim amatör gözlerimiz ile en beğendiğimiz oldu. Daha Darphane-i Amire ‘yi gezemedim ama en yakın zamanda Bienalin ana mekanını gezmeyi planlıyorum.

What The Bleep Do We Know?Bienal’i gezeceğimiz gün, önceden gördüğüm ve göz koyduğum What the bleep do we know? DVD’sini D&R ‘dan alıvermiştim. Duydunuz veya rastgeldiniz mi bilmiyorum ama bir takım koleksiyonluk DVD’ler oldukça uygun bir fiyata satılmakta: 15 YTL. Benim nacizane gözümün gördüğü kadarıyla filmler arasında Üç Renk üçlemesi, Ayı, Sin City, Undeground gibi izlemek istediğim ve şanlarını duyduğum güzel DVD’ler de bulunuyordu. Şu ayı geçirdiğimizde hala aynı fiyata satılıyor olurlarsa, üçünü de alacağım galiba. What the bleep do we know ise oldukça eğlendirici bir yarı belgeseldi. Anlatım tarzını çok beğendim ve Olasılıksız‘ın, God Debris‘in ve Olasılık Dersinin üzerine iyi geldiğini söyleyebilirim. Kendisini !F Film Festivalinde zaman kısıtlamaları yüzünde kaçırmış izleyememiştim ki, böylece izlemiş ve beğenmiş oldum.

Romance and CigarettesFestival demişken, bir diğer film festivalinde kaçırdığım film olan Romance and Cigarettes‘ı da dün ünlü Çamlıca Sineması’nda izleme fırsatı buldum. Güzel bir filmdi fakat yine de biletlerinin zamanında o kadar erkenden tükenmesine anlam veremedik. Müzikal sahneler ve günümüzde pek çok kez karşılaştığımız günlük konuşmalar çok dikkat çekici ve yine eğlendiriciydi.

Elimde oldukça eski bir dizüstü bilgisayar vardı. Ne şekilde değerlendirsem diye düşünürken en son daha önce hiç denemediğim Slackware
‘i kurmaya karar verdim. İyi bir karar verdiğimi düşünüyorum. Favorim olan LFS‘ye zamanım olmadığı için böyle kısa bir çözüme başvudum ve eski dostum FluxBox‘ı karşımda görmek, hatta o eski makinenin performanslı bir şeyler yapabildiğini görmek beni çok sevindirdi.

Artık bir p880‘im var. Yaşasın ilk amatör fotoğrafçılık heyecanı ve aç gözlülük.

Ve son olarak, bu dönem artık bir de Matematik öğrencisi sayılabileceğim. Mutluyum, guruluyum; bakalım dönem sonundaki düşüncelerim ne olacak :)

Leave a Reply

Proudly powered by wordpress - Theme by neuro
Edited by me