Ders mers
İnternete bağlı bir bilgisayar başında ders çalışmak çok zevkli. Genel olarak tab durumum şöyle oluyor:

Bir de son güne bırakmadıysam: o terim neydi, bu bilim adamı ne yapmıştı, resimlerine de bakayım derken interaktif bir şekilde eğleniyorum. Sonra da bilmiş bilmiş davranmak cabası… ?!?
Neyse, işe başlamamla beraber bir anda boş zamanlarım kökünden budanmış oldu ki, gerçekten tek kafa dinleyebildiğim zamanlar otobüste işyerine gidip/gelirken cd çalarım, kitabım ve zar zor bulduğum koltuğum bana eşlik ediyorlar. Bir de sınavlar başladı ki onu bunu hiç sormayın, kafamı kaldıramıyorum derslerden.
Bunun yanında dersler birbirlerine girmeye başladı daha ikinci dönemden. Tabiri caizse bir genetikçi olarak 2. dönemimde aldığım derslerden başlıcaları şöyle: biyoloji, fizik, kimya ve matematik.
Biyoloji’nin ilk konularında entropy’di, entalphy’di bayağı bir didiklemiştik konuyu. Sonra fizikte thermodynamics konusunda bu olayları daha ciddi bir şekilde işledik. Tam bitti mi acaba derken bir baktım şimdi de kimya’da aynı konuyu farklı yaklaşımlarla işliyoruz. Şikayetçi değilim tabii ki, en azından bilmediğim konulara çalışmaktan iyidir. Bu bir örnekti, bir de vektörler falan var mesela. Geçen dönem öğrendiğimiz ama bende daha yeni yeni oturmaya başlamış olan dot product’ti, cross product’ti falan bir baktım bu sefer matematikte işleniyor. Oh ne ala. Sonra fizikte elektrik konusunda kimyadan biyolojiden can alıcı örnekler verilir oldu. Şimdi neye çalışıyorsun deseniz kesin birşey diyemem, hepsi ortak oldu bir anda.
Şu haftaki sınavlar bir bitsin haftasonu film festivaline atıyoruz kendimizi. Yippuyey!
April 4th, 2006 at 1:57 am
Ah ah bizim zamanimizda Google, Wikipedia falan olacaktı, aaah…